11 yıl 20 saat önce bugün marmara ve batı karadeniz bölgesindeki insanlar hiç hesapta olmayan bir sarsıntıyla yataklarından fırladı... Bazıları o panikle üzerine giyecek bir şey bulamadı çünkü cehennem gibi bir sıcak vardı, bazılarıysa kalkmadı çünkü artık onlar için çok geçti. Kolay olmadı o günleri yaşamak, 150 metrekarelik evlerden 5 metrekarelik çadırlara transfer olmak, yemeği tüpte pişirmek, geceleri kabuslardan uyuyamamak, toz dumana karışmış bir şehre boş gözlerle bakmak ve henüz enkaz altından çıkarılamamış olduğu için çürüyen cesetlerin kokusuna alışmaya çalışmak... Bütün bunların yanında bin bir zorluk ve pislik içinde hastalıklara yakalanmadan okula devam etme çabaları.
Kolay olmadı elbette ama zor da olmadı, bir süre sonra herkes deprem uzmanı kesildi başımıza, yıkımlarda tek sorumlu ise müteahhitlerdi, çadırlar da çok konforsuzdu (ki bir şirkette üst düzey yönetici olan bir kadının battaniye dağıtan bir kamyonun arkasından koştuğuna şahit oldum), sağlıksız bir ortamdı vs vs vs.
Alışmaktan çok çok daha kolay oldu unutmak her şeyi. Herkes yeniden hayatına döndü, yeniden tartışılmaya başlandı kimin evindeki fiskosun daha güzel olduğu ya da kimin eşinin daha çok para kazandığı. Günlük hayata dönmek değil yanlış olan, yanlış olan yaşananlardan ders almadan kaldığı yerden devam etmek. Zamanında 5 metrekarelik çadırlarda sadece sağlıklı olduğumuz için şanslı ve mutlu hissederken, şimdi kendimizi o kadar küçük ve saçma şeylerle mutsuz edebilme başarısına sahibiz ki ben de bu insanlar furyasına katıldığım için kendimden utanıyorum.
Ama 11 yıl sonra bugün aynı tuzağa düşmeye hiç niyetim yok. Evet çok şanslıyım çünkü sevdiklerim ve ben her şeyden önce sağlıklıyız. Mutlu olmak için, sonrası da bize kalmış zaten...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Ben de bişi dicem diyorsanız çekinmeyin buyrun buyrun :)